Hayatı tam ortalamışım. Bir yanımda sevdiklerimi en yakınıma almışım, diğer yanımda sevmediklerim en uzağımda. Herkesin yeri belli, kimseyi açıkta bırakmamışım. Yeri gelmiş bir söze, bir harekete, insanlara inanmışım. Sonra fonda bir Sezen Aksu şarkısı açmışım. Sezen Aksu önemli.

En güzel kelimeyi hatırla..

En güzel kelimeyi hatırla..

"Bir kişi bile olsan, dünya yüzünde beni yaşamaya çağırıyorsun."
Sait Faik Abasıyanık
Babannemin 1950 model radyosu ^. ^

Babannemin 1950 model radyosu ^. ^

"Acaba beni tanıyacak mı? Hayatımda ilk defa aynaların karşısında endişeyle sorguluyorum kendimi. Peki ya bakışlarında kalbindeki sevgiden ve hoşgörüden daha azını görürsem, ne hala dönerim ben? Tanrım bazen, seni sevebilmek için onun aşkına ihtiyacım varmış gibi hissediyorum."
Pastoral Senfoni , Andre Gide
"Bir zaman gelir, bütün çıkış yolların kapatılmıştır. Odanda oturursun, bedenindeki, boğazını sıkıştıran, gözlerinin ardındaki gözyaşı torbacıklarında tehlikeli bir biçimde sıkışan o batışan ağrıyı duyarsın. Tek bir sözcük, tek bir el kol devinimi, derken içinde sıkışıp kalmış her şey -irinleşmiş pişmanlıklar, kangrenleşmiş kıskançlıklar, yerine getirilmemiş fazla istekler- öfkeli, erksiz gözyaşları, belli bir kişiye yönelik olmayan boğucu hıçkırıklar ve zırlamalarla dışına taşar. Seni kucaklayan kollar yoktur. “Hadi, uyu, yok bir şey” diyecek bir ses yoktur. Yeni ve korkunç bağımsızlığında, az uykudan, gergin, aşırı duyarlı sinirlerden kaynaklanan o tehlikeli uyarıcı ağrı, kartların bu kez sana karşı hileli biçimde karılmış olduğu, hala da üst üste yığılmakta oldukları duygusuna kapılırsın. Senin bir çıkışa gereksinimin vardır, çıkışlarsa mühürlenmiştir. Gece gündüz kendin için yarattığın o daracık tutukevinde yaşarsın. İçinde fokurdayıp duran o dağarcığı serbest bırakmaz, setteki bir yarıktan dalga dalga akmasını sağlamazsan patlayacağını, parçalanacağını duyumsarsın. Böylece alt kata iner, piyanonun başına geçersin. Tüm çocuklar dışarıdadır; ev dingindir. Klavyede keskin akorların sesi duyulur, omuzlarındaki ağır yükün birazını yitirmenin ferahlığını duyumsamaya başlarsın."
Sylvia Plath

dicle:

Bir tatili daha kalbimizi Ege’de bırakarak bitirdik. 

"Güzellik hoşa gider, zeka eğlendirir, duygusallık coşku verir, Oysa kişileri birbirine bağlayan iyiliktir.”

François de La Rochefoucauld

"Güzellik hoşa gider, zeka eğlendirir, duygusallık coşku verir, Oysa kişileri birbirine bağlayan iyiliktir.”

François de La Rochefoucauld

Suin Romanticon
Monsieur Periné
"Nedir asıl sorun diye düşünüyorum. asıl sorun? Asıl sorun tek başına ayakta durabilmekte, yalnızlığı öğrenebilmek mi? Asıl sorun sevgisiz yaşayabilmekte mi? Sevgisiz kalıp direnmeyi, sevgisiz kalıp gene de boyun eğmemeyi, dilenmemeyi öğrenmekte mi? asıl öğrenmemiz gereken şey sevgisiz bir yaşam düzeni mi? Gitmekle ne iyi ettin. Haklı olan senmişsin! Ben romantik, yanlış kitaplarla, kötü yaşam örnekleriyle aldatılmış, yaşamanın anlamını kavramaktan yoksun, kibirlinin biriymişim. İnsan tek başına yaşamı karşılamak zorunda, bense ille de bir sevgiliyle el ele verip değiştirecektim dünyayı!Ne ham hayal, ne zırvalık."
Leyla Erbil

1945 baharında Rusya işgali altındaki Berlin’deyiz. Bombalar altındaki şehirde kalanlar başlarına gelecek felaketleri bekliyorlar.Şehre giren Rus askerleri, ele geçirdikleri Alman kadınlara tecavüz etmeye başlıyorlar. Hayatta kalma mücadelesi veren Alman bir kadın gazeteci, kaçınılmaz gibi duran tecavüzlerden korunmak için Rus bir binbaşıyla gönül ilişkisine giriyor. Bu sırada Berlin’in dört bir yanında işgalin trajik sonuçları yaşanıyor. Gerçek bir olaydan ilham alan filmde savaşın acımasız yüzüne tanık oluyoruz