Frida

Kırılan bacağı yüzünden uzun süre yürüyemeyen Frida, ailesinin sıkışık maddi gelirine rağmen destek gördüğü babası sayesinde, göğüslerinden karnını kaplayan alçı tabakası da dahil; bulduğu her boşluğa resim yapmaktadır. Kızına her zaman destek veren babası Guillermo, alçılarında yer kalmayan Frida’ya gerçek resim malzemeleri alır ve Frida, hissettiklerini tablolara tanımlamaya başlar.
Zamanla ayağa kalkabilen Frida, tablolarıyla birlikte soluğu okuldaki resim hocası Diego Rivera’nın yanında alır.

Frida’yı okuldan tanıyan Diego, zamanında yaptığı taşkınlıklardan dolayı O’na ilgisiz davranır ve ‘en güzel tablosunu bırakmasını’ söyler. Diego’nun ilgisizliği, tabloyu görünce değişecektir.Farkedilmeyen bu yetenek, ait olmadığı yerlerde yaşamaktadır ve Diego, çok yakında Frida’ya hakettiği her şeyi verecektir.Resimleriyle olduğu kadar, girdiği ortamlarda da açıkça kendini belli edip, ilgi odağı olmayı başaran Frida, 1929 yılında Diego ile evlenir.

Kadın düşkünü olan Diego, Frida’ya ‘kendini farklı kadınlarla birlikte olmaktan alıkoyamayacağını, ama özünde sadece O’nu seveceğini’ söylemiş ve Frida tarafından anlayışla karşılanmıştır.Aynı mesleği icra eden çiftin mutlu evliliği, Diego’nun kadınlara olan zaafı yüzünden çatlak verir.Frida’ya göre Diego, ‘bağlılığını yitirmiştir’ ve çift, ayrı yaşamaya başlar.

Meksika’dan Amerika ve Fransa’ya uzanan Frida Kahlo tabloları, O’na dünya çapında büyüyen bir ün getirir, ama 19 yaşındayken geçirdiği kazanın bıraktıkları Frida’yı işlevlerini yerine getiremeyecek kadar hasta eder.Omurgasından rahatsızlanan Frida, daha önce kaybettiği bebeğini çizdiği tablolara sağ bacağını da ekleyecektir.

Salma Hayek’e ‘en iyi kadın oyuncu’ dalında Oscar adaylığı getiren 2002 yapımı Julie Taymor imzalı “Frida”, ‘en iyi makyaj’ ve ‘en iyi müzik’ dalında Oscar sahibi oldu.

Frida

Kırılan bacağı yüzünden uzun süre yürüyemeyen Frida, ailesinin sıkışık maddi gelirine rağmen destek gördüğü babası sayesinde, göğüslerinden karnını kaplayan alçı tabakası da dahil; bulduğu her boşluğa resim yapmaktadır. Kızına her zaman destek veren babası Guillermo, alçılarında yer kalmayan Frida’ya gerçek resim malzemeleri alır ve Frida, hissettiklerini tablolara tanımlamaya başlar. Zamanla ayağa kalkabilen Frida, tablolarıyla birlikte soluğu okuldaki resim hocası Diego Rivera’nın yanında alır.

Frida’yı okuldan tanıyan Diego, zamanında yaptığı taşkınlıklardan dolayı O’na ilgisiz davranır ve ‘en güzel tablosunu bırakmasını’ söyler. Diego’nun ilgisizliği, tabloyu görünce değişecektir.Farkedilmeyen bu yetenek, ait olmadığı yerlerde yaşamaktadır ve Diego, çok yakında Frida’ya hakettiği her şeyi verecektir.Resimleriyle olduğu kadar, girdiği ortamlarda da açıkça kendini belli edip, ilgi odağı olmayı başaran Frida, 1929 yılında Diego ile evlenir.

Kadın düşkünü olan Diego, Frida’ya ‘kendini farklı kadınlarla birlikte olmaktan alıkoyamayacağını, ama özünde sadece O’nu seveceğini’ söylemiş ve Frida tarafından anlayışla karşılanmıştır.Aynı mesleği icra eden çiftin mutlu evliliği, Diego’nun kadınlara olan zaafı yüzünden çatlak verir.Frida’ya göre Diego, ‘bağlılığını yitirmiştir’ ve çift, ayrı yaşamaya başlar.

Meksika’dan Amerika ve Fransa’ya uzanan Frida Kahlo tabloları, O’na dünya çapında büyüyen bir ün getirir, ama 19 yaşındayken geçirdiği kazanın bıraktıkları Frida’yı işlevlerini yerine getiremeyecek kadar hasta eder.Omurgasından rahatsızlanan Frida, daha önce kaybettiği bebeğini çizdiği tablolara sağ bacağını da ekleyecektir.

Salma Hayek’e ‘en iyi kadın oyuncu’ dalında Oscar adaylığı getiren 2002 yapımı Julie Taymor imzalı “Frida”, ‘en iyi makyaj’ ve ‘en iyi müzik’ dalında Oscar sahibi oldu.

André Gide

André Gide

"-Sana ne söyleyebilirim ki saygıdeğer kişi? Olsa olsa kendini aramaya fazla değer verdiğini mi? Aramaktan bulma fırsatını bir türlü yakalayamayacağını mı ? Bir kimse arıyorsa, gözü aradığı şeyden başkasını görmez çokluk, bir türlü bulmasını beceremez, dışarıdan hiç bir şeyi alıp kendi içine aktaramaz, çünkü aklı fikri aradığı şeydedir hep, çünkü bir amacı vardır, çünkü bu amacın büyüsüne kapılmıştır. Aramak bir amacı olmak demektir. Bulmaksa özgür olmak, dışa açık bulunmak, hiçbir amacı olmamak. Sen, ey saygıdeğer kişi, belki gerçekten arayan birisin, çünkü amacının peşinde koştuğundan hemen gözünün önündeki bazı şeyleri pek görmüyorsun."
Siddhartha - Hermann Hesse
Bir gülün tenine değmedi hiç elleri
Bu yüzden yumuşaklık nedir bilmezler
Çiçeksiz büyüttüler çocukları

Oyunlarda durmadan yenmeyi öğrettiler
Bir büyük oyunda sonra yenildi çokları
Sevgisiz büyüttüler çocukları

Dal sürmedi hiçbiri kaldılar yoz kıraçta
Çiğ yalan bencillik biraz da kindi suları
Gölgesiz büyüttüler çocukları

Konmadı hiçbirinin sesine yumuşacık
Bir yüreğin dalından uçan sevi kuşları
Türküsüz büyüttüler çocukları

El vermek nedir dosta dostluk nedir ki
Hep bir oyuna gelmekti korkuları
Güvensiz büyüttüler çocukları.

Şükrü Erbaş

Bir gülün tenine değmedi hiç elleri
Bu yüzden yumuşaklık nedir bilmezler
Çiçeksiz büyüttüler çocukları

Oyunlarda durmadan yenmeyi öğrettiler
Bir büyük oyunda sonra yenildi çokları
Sevgisiz büyüttüler çocukları

Dal sürmedi hiçbiri kaldılar yoz kıraçta
Çiğ yalan bencillik biraz da kindi suları
Gölgesiz büyüttüler çocukları

Konmadı hiçbirinin sesine yumuşacık
Bir yüreğin dalından uçan sevi kuşları
Türküsüz büyüttüler çocukları

El vermek nedir dosta dostluk nedir ki
Hep bir oyuna gelmekti korkuları
Güvensiz büyüttüler çocukları.

Şükrü Erbaş

"Yaşamı biriktirenler yalnızca bize yeni bir bulunmaz doğursun diye biriktirmiyorlardı kuşkusuz;kimileri vardır ki o yaşamın içinde, bulunmazı bulmak için yaratıldıklarına inanan birer sürek avcısıydılar ve henüz sözcüklerle sınırlandırılmamış her şeyin peşindeydiler."
Ölü Zaman Gezginleri, Hasan Ali Toptaş
jokersin:

Albert Einstein and Charlie Chaplin at the premiere of the movie “City Lights”. Hollywood, California 1931.

jokersin:

Albert Einstein and Charlie Chaplin at the premiere of the movie “City Lights”. Hollywood, California 1931.

"Ama bu kente gelirsen unutma beni ara,
Sana bir çay ve temiz yaralar ısmarlarım."
Osman Konuk
Mabet.

Mabet.

Helena Beat
Foster The People

musicovercoffee:

Helena Beat - Foster The People

"Hayatı engin bir gülümsemeyle
Karşılamak isterdim.
Yüreğim sevmenin ufuk çizgisinde hayran
O biraz olgunluğu, biraz mutluluğu
Andıran geniş bir gülümsemeyle.
Hayatı seninle yaşamak isterdim.
Bir acının izini sürdüm durmadan
Aydınlık bir gelecek adına.
Geçmişte kalanı kitaplardan aldım
Yaşadığımı koydum üstüne
Hayatı bir yoğun acıda kavradım
Seni acılardan uzak isterdim."
Şükrü Erbaş
"sığındığımız konuşmalar kesecek mi ağrıyı?
ağacın güzelliğindeki mana sönmeyecek köklerinde sürecek mi aşk?
ah benim hayal kardeşim
bizim bu aşktan alacağımız var,
dinsin ayrı odalarda çektiğimiz ağrı,
yaz geçip gitsin ve olgunlaşsın nar.."
Birhan Keskin
Elephant Woman
Blonde Redhead

my-little-nymphet:

Blonde Redhead - Elephant Woman